Mitsubishi M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerinin Türkiye lansmanını yaptı

1447832057_7__Mitsubishi_Electric_Etkinlik_Foto__raf__Mitsubishi Electric, presented M80 and M800 series CNC kontrol units, which will be sold after taking place in WIN Automation 2016 Fair to be held in March,  to the agents of Machine Manufacturers in İstanbul.

Elektrik, elektronik ve otomasyon alanında üç yıldır Türkiye pazarında kendi yapılanmasıyla faaliyet gösteren Mitsubishi Electric, 2016 yılında WIN Otomasyon Fuarı’nda sergilenmesinin ardından Türkiye’de satışa sunulacak M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerinin Türkiye lansmanını İstanbul’da düzenlediği bir toplantıyla gerçekleştirdi Serinin ilk lansmanı  bu yılın Mart ayında Tayvan TIMTOS Fuarı’nda yapılmıştı.  M80 ve M800 serisinin makine imalatçılarının bayilerine tanıtıldığı Türkiye lansmanında Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa, markanın yüksek teknolojiye sahip CNC ürünlerinin başta otomotiv ve metal işleme sektörü olmak üzere bütün dünyada birçok sektörde standartları belirlediğini söyledi. “Üstün teknolojiye sahip global bir firma olarak tüm dünyada kullanılan, yüksek kaliteye sahip ürün ve sistemlerimiz ile teknolojimizi Türkiye’ye getiriyoruz. Türkiye’nin belirlediği yüksek ekonomik hedeflerine ulaşması için gerekli teknoloji ve bilgi kullanımını aktarmayı hedefliyoruz.” diyen Fujisawa’nın ardından Mitsubishi Electric’in Mekatronik CNC departmanından birim yöneticileri etkinlikte gerçekleştirdikleri kapsamlı sunumlarla yeni ürünleri M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerinin özelliklerini anlattılar.


1447832056_9__M80_ve_M800_serisi_CNC_kontrol___niteleri“Daha hassas, daha hızlı, daha verimli operasyon olanağı, daha kolay programlama, daha yüksek çözünülürlüklü ekran, daha dokunmatik…”

Yetkililer ürünle ilgili şu özellikleri paylaştılar: “Yüksek çözünürlüklü ekran 8.4 inch, 10.4 inch, 15 inch ve 19 inch seçenekleriyle geliyor. 10.4 inch ekran ve üzeri için standart olan dokunmatik özellik istendiğinde iptal edilebiliyor. Yeni dokunmatik ekran cep telefonlarında ve tabletlerde olduğu gibi kapasitif ekran kullanıyor ve sezgisel kullanım deneyimi sunuyor. 19 inch ekran 2 parçalı olarak kullanılabiliyor. Üst yarımda CNC ekranı görüntüleniyorken, alt kısımda sanal klavye, operatör paneli, doküman görüntüleyici veya memo pad açılabiliyor.  Yeni seri, 4. jenerasyon SSS (Super Smooth Surface) kontrol ile daha hassas, daha hızlı ve daha verimli operasyon imkanı sunuyor. 3D program kontrolü ile operasyon öncesi parça çizimlerine bakılabiliyor, parçaların kesit görüntüleri alınabiliyor. Diğer taraftan grafiksel kılavuz yardımları ile çok daha kolay programlamaya imkan tanıyor. Oluşturulan makine programları USB’nin yanı sıra artık SD kartlarda da saklanabiliyor. Sade görüntüleme özelliği sayesinde, normal görünüm ekranından sade görünüm ekranına geçiş yapılarak uzaktan gözlemleme şansı elde edilebiliyor. Yeni eklenen bir başka özellikle birlikte oluşan alarm tüm ekranı kaplayacak şekilde görüntülenebiliyor, böylece makine operatörü uzakta olduğu durumlarda da oluşan alarmı görebiliyor. Kullanıcı yetki seviyesi belirleme özelliğiyle, operatörlere üretimdeki rollerine göre ayrı ayrı erişim izni tanımlanarak insan kaynaklı hatalar minimize edilebiliyor. Ayrıca yeni seri, üretim yönetimleri sistemleri (MES) ile tam uyumlu şekilde çalışabiliyor.”

M80 ve M800 serisi CNC kontrol üniteleri, bir önceki seri olan M70 ve M700 serisi ile uyum içerisinde olduğundan bu yeni seriye geçiş yapacak müşteriler için herhangi bir uyumlaştırma çalışması ya da ekstra eğitim gerekmiyor diyen ilgililer yüksek işlem kapasitesine sahip yeni serinin, servo motor sürücüleri ile optik kablo üzerinden haberleştiğine dikkat çektiler.

 

TET, “Smart Cluster” projesini hayata geçirme çalışmalarına başladı

TET-Selahattin-EsimYazılım sektörüne “Bilişim Müteahhitleri”, “Birlikte Rekabet (coopetition)”  gibi birçok yenilikçi ve dinamik yeni kavramı getirme iddiasında olan “Smart Cluster” projesinin temel amacı, dünya çapında büyük projelere talip olacak bir küme oluşturmak. Firmaların birbirleriyle rekabet etmelerinin yanında, büyük projelere odaklanarak işbirliği geliştirmelerini hedefleyen proje, yazılım sektörünün en büyük eksiklerinden biri olan “Bilişim Müteahhitlerini” doğurmayı sağlamak istiyor. Smart Cluster ile güç birliği yapacak yazılım firmalarının, yurtdışında büyük projelere talip olması planlanıyor.

Ekonomi Bakanlığı’nın UR-GE teşvikleri (Uluslararası Rekabetçiliğin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ) kapsamında Yazılım Yurtdışı Pazarlama Takımı (Tetsoft) Projesi ile çalışmalarına hız veren TET, şimdiye kadar yaptığı çalışmalarda tespit ettiği gelişmeye açık alanları tamamlamak için kolları sıvadı. “Smart Cluster” yaklaşımıyla yazılım firmalarını bir araya getirerek, rekabetten öte birlikte çalışma ve işbirliği ortamını geliştirmeyi hedefleyen TET, böylelikle UR-GE desteklerinin altyapısını da bir adım ileriye taşımayı hedefliyor.

Türkiye’nin uluslararası alanda rekabette güçlenmesi için Bilişim Müteahhidi olan ‘Entegratör’ firmalara ihtiyacı olduğunu ifade eden Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Esim, projeyi kısaca şöyle özetledi: “Yeni geliştirilen “Smart Cluster” projesi ile Bilişim Müteahhitlerinin doğmasının önü açılacak. Kümelenme metodu hep rekabet üzerine kurulu ancak rekabet ederken de projelerde birlikte çalışma yeteneğinin geliştirilmesi gerekiyor. Sektördeki etkin firmalarımız “Smart Cluster” altında toplanarak yurtdışında büyük projelere talip olacaklar. Bunun ilk adımı da Akıllı Şehir konsepti dahilinde geliştirmeyi planladığımız Smart City projemiz olacak. Dünyada hızla yayılan Smart City, şehirde yaşayanların günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı ve verilen hizmet kalitesini artırarak maliyetlerini azaltmayı amaçlıyor. Bunun için ulaştırma ağları, alt yapı hizmetleri, enerji ağları gibi bileşenlerin bilgi-işlem teknolojilerinin yoğun olarak kullanımıyla entegrasyonunu hedefliyoruz.”

Uluslararası rekabet ortamında, Türkiye’nin en zayıf olduğu noktalardan birinin kümelenme olduğunu belirten Esim, “Büyük bir projeye talip olurken firmaların birlikte çalışma yetenekleri maalesef yeterince gelişmiş değil. Bu yeteneğin gelişmesi için kamunun yazılım ve bilişim projelerini kendi bünyesinde yapmaktan vazgeçmesi ve bu projeleri tamamen özel sektöre devretmesi gerekiyor. Böylelikle yurtiçinde büyük projeler yapıp referans oluşturacak Bilişim Müteahhitlerinin veya İş Ortaklığı yapan kümelenme gruplarının uluslararası arenaya çıkarken somut ve kanıtlanmış iş bitirme belgeleri olacak” vurgusunu yaptı.